Pınar Karşıyaka taraftarı hatırlamak istemeyeceği bir yılı geride bırakıyor; geçtiğimiz sezon son maçta kaybedilen playoff bileti ve bu sezona yapılan kabul edilemez başlangıç. Yeni transferlerin gelişiyle evinde kazandığı Beşiktaş SJ maçı sonrası ”bu kıvılcım ateşe dönebilecek mi?” sorusu akıllara gelse de, cumartesi günü kaybedilen Sakarya BŞB maçıyla da gördük ki 2018’in ilk yarısının da iyi geçeceğini düşünmek bence fazla optimistik bir yaklaşım olur. Ben bu yazımda daha 2 sezon önce Euroleague oynayan Pınar Karşıyaka’nın bu noktaya nasıl geldiğini, o başarıda hangi faktörler ön plandayken, bu sezon o faktörlerin nasıl esamesinin dahi okunmadığını aktarmaya çalışacağım.
1966 senesinden beri ülkenin en üst liginde basketbol oynayan Pınar Karşıyaka, 2015 senesine kadar sadece 1 kez şampiyonluk elde edebilmişti. Altyapılarda hep zirvede olan ancak profesyonel seviyeye geçişte genç oyuncularını diğer kulüplere kaptıran Karşıyaka, yıllarca kendi yağında kavrulan bir semt takımı havasındaydı. Sezon içinde evindeki büyük maçları seyircisinin desteğiyle kazanan, playoff’a son sıralardan girip çeyrek finalde elenen Pınar Karşıyaka için işler 2012 sezonunun başında değişti. Genç koç Ufuk Sarıca’nın takıma gelişiyle, taraftarıyla, kenar yönetimiyle, basketbol yönetimiyle iyice bütünleşen Pınar Karşıyaka, 4 yıla Türkiye Ligi şampiyonluğu, Türkiye Kupası, Avrupa Finali ve kulübün ilk Euroleague deneyimini sığdırdı. Kendi yağında kavrulan semt takımı havasından, şampiyon kimliğine yükselen Karşıyaka’da başarının formülünde birçok faktör vardı ancak bence bir faktör çok daha fazla ön plana çıkıyordu, asla pes etmeyen bir ruha sahip olmak!
Bu fotoğraf her ne kadar başarısız geçen geçtiğimiz sezona ait olsa da, bence o ruhtan kalan son kırıntıları harika özetleyen bir kare. Pınar Karşıyaka’nın başarılı geçen sezonlarında çok büyük katkısı olan genel menajer Selim Çınar, bu sezon maçlarda kenarda değil. Fotoğrafı kesinlikle bir kişiye indirgemek istemiyorum, bu fotoğraf daha önce de bahsettiğim oyuncusuyla, kenar yönetimiyle, taraftarıyla, şube yönetimiyle birleşen ve kaybetmeyi asla kabullenmeyen Karşıyaka’yı yansıtıyor. Şimdi size soruyorum, bu sezon Pınar Karşıyaka’da şu fotoğraftaki ruha sahip herhangi bir isim var mı? Benim aklıma tek isim geliyor, takım malzemecisi Fufu ancak O’nun tutkusu başarı adına yeterli değil. Kulüpte yaşanan sıkıntılar, yönetimin beceriksizlikleri Bu duruma gelinmesinde en büyük faktörlerden biri de, Karşıyaka Spor Kulübü’nün yaşadığı sıkıntılar elbette. Sıkıntıları şöyle listeleyebiliriz; Futbol şubede yapılan mantıksız, akıl dışı hamleler bu sezon itibariyle birlikte basketbol şubeye de yansıdı. Kağıt üstünde olmasa da yıllardır kulüpten özerk bir varlık sürdüren basketbol şube, yeni yönetimin aldığı kararla bu statüden çıkarıldı; basketbol ve futbolun kasaları birleştirildi ve Pınar Karşıyaka sezon içinde ciddi ödeme sıkıntılarıyla karşı karşıya kaldı. Öyle ki, yabancı oyuncular bu sezon iki kez antremana çıkmadı ve yönetimi maça çıkmamakla tehdit etti. Krize el koyan sponsor Pınar, hem maaşları ödedi, hem de 2 yabancı transferi için bütçe yarattı.Bonservisle takıma katılan Dustin Hogue bir dakika bile süre alamadan takımdan ayrıldı, Pınar Karşıyaka 12.haftaya kadar ligde 4 yabancı ile oynayan tek takım oldu.Yaz döneminde keyif verecek bir takım kurduklarını belirten Serdar Işıldar, sezonun ilk maçı öncesi istifa etti ve basketbol şubenin 7 Ekim’den beri başkanı yok.Ve son olarak, şirketleşme görüşmelerinin yapılacağı mali kuruldan hemen önce kulüp yönetimi geçtiğimiz hafta istifa etti.
Sahada ne yapacağını bilmeyen bir takım Pınar Karşıyaka bu sezona, geçtiğimiz sezon da yaz döneminde ismi takımla çok anılan Aleksandar Trifunovic ile anlaşarak başladı. Sezonun ilk maçında evinde taraftarının da desteğiyle Anadolu Efes’i yenen Pınar Karşıyaka’da işler daha sonra tepetaklak devam etti (Şampiyonlar Ligi’ndeki galibiyetlerden hiç bahsetmeyeceğim, grup aşamasındaki takımlar gerçekten çok düşük seviyede ve bence orada grup aşamasında elde başarı bir test değil). Pınar Karşıyaka ardı ardına aldığı 6 mağlubiyetle ligin dibine demirledi. Evet, 2 sezon önce Euroleague oynayan Pınar Karşıyaka ligin sonuna demir attı! 13. hafta itibariyle 12.sırada bulunan Pınar Karşıyaka’nın, 15.sırada bulunan Gaziantep Basketbol’dan sadece 1 galibiyet fazlası var. Teknik anlamda bu sezon takımın en büyük sıkıntısı görev dağılımının iyi yapılmış olmaması (hatta hiç olmaması!). Ben şahsen Pınar Karşıyaka’da bu sezon hücumda takımı kimin yönlendireceğini, oyun sıkıştığında kimin ön plana çıkacağı, kenardan kimin enerji getirebileceğini, takıma nefes aldıracak hangi setin oynanabileceğini kati suretle tahmin edemiyorum. Maçlardan gördüğüm kadarıyla, oyuncuların da benden farklı bir konumda değil. Savunma anlamında da işler gerçekten felaket boyutunda, oyun içinde yapılan saç baş yolduran savunma hataları, takım savunmasından uzak görüntü; Pınar Karşıyaka’yı ligin en fazla sayı yiyen 3. takım konumuna getirmiş durumda. Son olarak üstüne sıklıkla bastırdığım ruh eksikliği takımın bu konumda olmasının belki de en önemli faktörü. Ne oyuncularda, ne kenar yönetiminde geçtiğimiz yıllarda başarıyı getiren o ruhu görmek mümkün değil. Bu konunun sadece benim gözüme çarpan bir konu olmadığını cumartesi günü görmek beni sevindirdi. Yayıncı kuruluş spikeri, Sakarya deplasmanındaki Karşıyaka’da oyuncuların yüzlerinin pek de gülmediğini, mutsuz gözüktüklerini maç esnasında vurguladı. Bu mutsuzluğun, ruhsuzluğun o maç özelinde olmadığını, Pınar Karşıyaka’yı az da olsa takip eden herkes rahatlıkla söyleyebilir.
0 Yorum