Karşıyaka için sezonun ilk ciddi sınavıydı Ankaragücü maçı. Bugsaş'ta savaşılarak alınan 3 puanı, Tuzla önünde 15 dakikada bulduğu iki gol ve güzel futbolla süsleyen Kaf-Kaf'ın Ankara ekibi önünde alacağı sonuç hedef ve özgüven için büyük önem taşıyordu.
İlk yarıda Başkent ekibinin zengin kadrosundan çekinen Karşıyaka, temkinli, rakibi sürekli tartan ve hata yapmamaya çalışan bir ekip görünümündeydi.
Bu da KSK'nin ileride çoğalamamasına ve gol pozisyonu bulamamasına neden oldu.
Ali Say'ın serbest vuruş ve beraberindeki korner atışı dışında KSK adına ilk 45 dakikada söyleyebileceğimiz hiçbir tehlike yoktu. Oysa rakip cezalı maçını Afyon'da taraftarından yoksun oynuyor, arkanda bine yakın yeşil-kırmızı aşığının desteği var, daha etkili bir futbol beklemek hakkımız olmalıydı.
İkinci yarıda da futbol ve oyun zihniyeti değişmedi. Kaleci Erhan'ın Ankaragücü forvetine etten duvar ördüğünü söylesek sanırım yanılmayız. Bence teknik heyet artık hazır olan tecrübeli oyuncuları sahaya atmalı (İbrahim Kaş'tan başlayarak) 'Kazanan takım bozulmaz' prensibini kısmen yıkmalı. Rakipler her geçen gün uyum sorununu aşıp Karşıyaka için daha büyük tehlike olmaya başlayacak ve puan almak daha da zorlaşacak. Bu yüzden hazır durumda olan futbolcular bir an önce formayı üzerine giymeli. Tüm gençler son derece iyi niyetle mücadele ediyor ama dün gördük ki bu iyi niyet futbola ve puana her zaman yansımıyor. Karşıyaka'nın futbol adına hiçbir şey yapmadığını, pozisyona bile giremediğini hiç tereddüt etmeden söyleyebiliriz. KSK'nin Ankaragücü önünde en iyisinin kaleci Erhan Erentürk olduğunu söylersek sanırım maçı özetlemiş oluruz. Kötü futbola rağmen son dakikalarda yenen gol olmasa Karşıyaka galibiyet tadında 1 puanı hanesine yazdırmış olacaktı.
GÖKHAN ÖZYURTLU
0 Yorum